 |
Click here for English |

|
Gündoğan, yarımadanın sakin ve doğal kalabilmiş ender yerlerinden biri..
Bodrum’un en sakin bölgelerinden biri olan Gündoğan’da mavi ve yeşilin bulunmaz uyumunu doyasıya yaşayacaksınız.
Otomobille Yalıkavak’tan birkaç dakika doğuya doğru yol kenarındaki harika kaya oluşumlarını ve çam ormanlarıyla örtülü yüksek tepeleri geçerek gidildiğinde yol, eski ismi Farilya olan Gündoğan beldesine çıkar.
Eski bir Rum sözcüğü olan Farilya “güneşin doğuşu” demektir ve hâlâ bazı yol tabelalarında bu sözcük yazar. Bir zamanlar halkın çoğu sahilde yaşar, balıkçılık ve sünger avcılığı yaparmış. Birinci Dünya Savaşı yıllarında İngiliz savaş gemileri buradaki halkı korkutmuş; onlar da içerilere kaçarak sahili öylece olduğu gibi ve ıssız bırakmışlar.
Geçmiş yıllarda önemli bir balıkçılık merkezi olan Gündoğan’ın bugün en önemli yatırımları turizm üzerinedir. Çok özel kıyı restoranları,Gündoğan’ın eski balıkçılarının yakaladığı deniz ürünlerini taze taze gururla sunarlar. Sahili baştan başa geçen bir yol kumsalı kaplarsa da kıyıdan denize uzanan küçük iskelelerin üzerinde denize girilir ve güneşlenilir. Küçük limanda günübirlik kiralanabilen tekneler vardır.
Gündoğan’da Leleg kentlerinden Madnasa’nın kalıntılarına rastlanır. Madnasa’nın oturulan bir kent olarak tarihçesi İ.Ö. 360 yıllarında, Mausolos’un halkı Halikarnassos’a göçmek zorunda bırakmasıyla son bulmuş.
Koyun karşısındaki Küçük Tavşan Adası’nın yamacında eski bir Rum kilisesi görülmektedir. Köyün üst yanından yamaca doğru dikçe bir tırmanıştan sonra, kayalarda oyulmuş 50 taş basamağa varılır. Buradan da küçük fakat harika görünümlü bir manastırın girişine gelinir.
Bundan başka Yalıkavak - Torba anayolunun biraz ilerisinde, köyün yukarı kısmının karşısındaki gümrah çam ormanının arasından başı göğe yükselen eski bir Osmanlı kulesi görünür.
Gündoğan’da deniz kıyısında şirin restoranlar, solda ise geniş bir halk plajı bulunmaktadır.
|